Son 10 Makale


Elazığ‘da saat 04.32‘de merkez üssü Karakoçan ilçesi Başyurt beldesi olan 6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremde 41 kişi öldü, 74 kişi yaralandı. Yüzlerce artçı şokun meydana geldiği depremde, ahırlarda bağlı halde bulunan hayvanlar da telef oldu. Enkaz altında ise kimse kalmadı.
| Piya Forum | Search:Ti di geyrayis | Members:Azay | | Xeriteyé Google | Peré Enfermasyoni | Home:Keye

» :::E-MAIL: piya@gmx.de:::Sima xeyr amey:::PiyaForum::: [ Login | Register/Qeyd ]


Tokat provakasyonu’nun Dersimlilerle hiç bir ilişkisi yoktur! (Akt)


Piya Forum
- Peré Sıfti



  Answer/Cuvab bid | | So Forumi ser
Núskaré meqali: www.dersimzaza.com ‘TOKAT PROVOKASIYONU‘ Wext: 08/02/2010 04:19

Tokat provakasyonu’nun Dersimlilerle hiç bir ilişkisi yoktur!

7 Aralık 2009 tarihinde Tokat’ın Reşadiye ilçesi yakınlarında gerçekleştirilen bir saldırıda 7 er katledildi 3 er de yaralandı. Bu katliamın Kürt ve Dersim-Zaza Halkı’nın ulusal-demokratik mücadelesine hiç bir katkısı olmadıgı gibi; aksine içinden geçilen süreç itibari ile büyük bir zararı olmuştur. Kamuoyu tarfından niteligi açık olarak görülen bu olay, kim tarafından üstlenilirse üstlenilsin, zamanalması ve gerekçelendirilmesi itibari ile tam bir provakasyondur. Türk Genel Kurmayı ve PKK tarfından yapılan açıklamaları kesinlikle inandırıcı bulmuyoruz. Aksine bu açıklamaları, bu eylemin sözkonusu bu iki odak tarafından ortaklaşa gerçeklestirildigine dair kanıtlar olarak görüyoruz.

Tokat provakasyonu’nun Dersimlilerle hiç bir ilişkisi yoktur!

7 Aralık 2009 tarihinde Tokat’ın Reşadiye ilçesi yakınlarında gerçekleştirilen bir saldırıda 7 er katledildi 3 er de yaralandı. Bu katliamın Kürt ve Dersim-Zaza Halkı’nın ulusal-demokratik mücadelesine hiç bir katkısı olmadıgı gibi; aksine içinden geçilen süreç itibari ile büyük bir zararı olmuştur. Kamuoyu tarfından niteligi açık olarak görülen bu olay, kim tarafından üstlenilirse üstlenilsin, zamanalması ve gerekçelendirilmesi itibari ile tam bir provakasyondur. Türk Genel Kurmayı ve PKK tarfından yapılan açıklamaları kesinlikle inandırıcı bulmuyoruz. Aksine bu açıklamaları, bu eylemin sözkonusu bu iki odak tarafından ortaklaşa gerçeklestirildigine dair kanıtlar olarak görüyoruz.

PKK’nin silahlı kolu HPG, saldırıyı çok ilginç bir dille üstlenmiştir. Açıklama’da şöyle denilmektedir: „Anakarargâh Komutanlığımız tarafından herhangi bir talimat verilmemesine rağmen, Dersim eyaletimize bağlı bir birimimiz kendi inisiyatifiyle… bir misilleme eylemi gerçekleştirmiştir.“ Öyle anlaşılıyor ki, bu provakasyon, Genel Kurmay ve PKK tarafından önceden planlanıp adım adım uygulanmıştır. Bu eylemden önce, Türk basınında, HPG Dersim biriminin açılım sürecine karşı çıktıgı ve artık merkezden ayrı hareket edecegi yönünde haberler yer almıştı. Bu haberler, tezgahın önceden hazırlanmış oldugunu gösteriyor. Amaç, bu eylemin PKK’den çok, bizzat Dersim toplumunun özgün yapısından kaynaklandıgı imajını yaratmaktır. Zaten Türk Genel Kurmayı’na göre Dersim her zaman „terörün kaynagı“dır. Bu eylemle de, Dersimlerin bu „terör“ eglimi açıga çıkmıs bulunmaktadır.

Abdulah Öcalan’ın cezaevi koşulları için 7 genç insanı katleden kişilerin Dersimle, kültürel ve ahlaki bir bagı olamaz. Apocuyum diyen ve Abdullah Öcalan’a biat edenlerin Dersimle ve dersimlilikle hiç bir ilişkisi kalmamış demektir. Cünkü, Apocu zihniyet, Dersim degerleri ile asla bagdaşmaz. Bu eylemi yapanlar; Dersim dogumlu da olsalar, Dersim’de üslenmiş de olsalar; bu onların Dersimli oldugunu getirmez. Yapılan eylemin maddi ve manevi açıdan Dersimle hiç bir ilişkisi yoktur. Kaldı ki, biz bu eylemin söz konusu edilen gerillalar tarfından düzenlendigine de inanmıyoruz.

Neden Dersime karşı böylesi bir komplo tezgahlanıyor?

Bilindigi üzere, özellikle, Onur Öymen’in mecliste katliam zihniyetini deşifre etmesi ile, Dersim 38 Soykırımı; bugünlerde Türkiye genelinde çok yogun bir biçimde tartışılmaktadır. 1938’de Dersim’de yaşananlar her gün yeni belge ve tanıkların ortaya çıkması ile, açık bir biçimde kamuoyuna yansımaktadır. Bu durum, hem Kemalist rejimin soykırımcı niteligini teşhir etmiş; hem de Dersim gerçekliginin Türkiye toplumu tarafından anlaşılmasına büyük bir katkı sunmuştur. Bu durum, şimdiye kadar olmadıgı düzeyde, Türkiye toplumunda Dersim Halkı’na karşı bir sempatinin oluşmasına neden olmuştur.

Bu saldırının Dersim’e mal edilmeye çalışmasının en önemli nedeni, Dersim gerçekligini tekrar karartmak ve oluşan sempatiyi kırarak, bu yeni imajı; Türk insanının zihnindeki eski „düşman“ imajına geri döndürmektir. Yaşanan olaydan hareketle, 1938 yılında da Dersimlerin bu tür şiddet olayları gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, „Bugün bu teröre karşı, devlet hangi gerekçe ile şiddet kullanıyorsa; dün de M. Kemal aynı gerekçe ile Dersimlilere karşı haklı olarak şiddet kullandı.“ düşüncesini, Türk Halkı’na empoze etmeye çalışıyorlar.

Diger bir neden; Dersim Halkı’nın giderek kendi ulusal kimligi ve degerleri temelinde bagımsız iradesini ortaya koymasıdır. Dersim’in kendi ulusal dinamikleri üzerinde ayaga kalkması ve bu dinamigin giderek Zaza dinamigi ile birleşmesi, karşıt güçler açısından tahmin edilenden de büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Devlet ve PKK bu tehdit karşısında ittifak içersindedirler. Her iki güç, Dersim’de bagımsız bir ulusal dinamigin gelişmemesi için ortak planlar yapmaktadırlar. Bu planlar yeni de degildir. Öcalan yakalandıgında da aynı senaryolar konuşulmuş ve kısmen de olsa uygulanmıştı.

„Dersim birimi artık bagımsız hareket edecek“ ifadesinden anlaşıldıgı kadarı ile, bu birim bagımsızmış gibi gösterilerek, bu kisve altında hem bazı provakasyonlar gerçekleştirilecek; hemde, PKK’nin silahsızlandırılması durumunda bile, o bölgede tutulacak ve diger güçlerin gelişmesi olasılıgına karşı önlem alınacaktır.

Bu son gelişmeler „Devlet, Kürtlerin mücadelesini kırmak için, Dersim’de Zazacılık akımı gelistirmeye çalışıyor““ diyenleri, bir kez daha „rezili rüsva“ etmiştir. Devletin bölgede, Dersimle bütünleşen „Zazacılıgı“ degil, aksine Apocu tarzda bir „Kürtçülügü“ tercih ettigi çok açıktır.

Provakasyonların diger bir amacı: Etnik Temizlige hazırlık

Bu saldırı Türkiye’deki şoven-faşist güç odaklarının pozisyonunu güçlendirmiştir. Bu güçler, AKP’nin ulusal sorunlar alanında yapmayı tasarladıgı güdük reformlara bile tahammül edememekte ve bu reform sürecini baltalamak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu saldırı, Kürt sorununun bir terör sorunu oldugunu ve tıpkı Dersim Soykırımı’nda yapıldıgı gibi; şiddetle bastırlması gerektigini söyleyen şoven-faşist cephenin argümanlarını fazlası ile güçlendirmiştir.

Catışma bölgesinden uzak, ancak hassas ve karmaşık bir nüfus yapısına sahip, tutucu ve şoven eglimlerin güçlü oldugu bir alanda ve çarsı izninden dönen askerlere yönelik yapılması, saldırının aynı zamanda; Türkleri, Kürt ve Dersim-Zaza Halkı’na karsı provoke etme amacı ile gerçeklestirildigini gösteriyor. Zaten son dönemlerde bir etnik çatışmanın başladıgına dönük işaretler görülmektedir. Daha da vahimi, saldırının üstlenilmesi bazında Dersim vurgusunun yapılması, açıkça Dersimlileri şoven-faşist güçler nezdinde tam bir hedef haline getirmiştir.

Anlaşılıyor ki, faşist-militarist odaklar, iktidar paylaşım savaşında, siyasal islamcı güçleri geriletmek ve zayıf reform sürecini baltalamak için, kısmi bir etnik çatışmadan başka bir seçenek görmemektedirler. Onlar, bu yolun tehlikeli oldunu bilmekle birlikte; başka bir seçenek kalmadıgını düşünerek, son çare olarak bu yola başvurmayı göze alabilirler. MHP’nin bu süreçte bu yönlü tehditlerinin oldugunu biliyoruz.

Bu durum ve şoven-faşist cephenin atakları karşısında, „Siyasal islamcı cepheyi ve AKP’yi desteklemek gerekir.“ sonucu çıkarılmamalıdır. AKP, egemen sınıflara karşı eşitlik ve özgürlük istemi ile ayaga kalkmış kitlelerin mücadelesi üzerinden yükselen ilerici bir hareket degildir. Aksine, AKP’nin kendisi de bir sermaye hareketidir. Dolayısı ile, bu partinin Türkiye’ye gerçek bir demokrasi getirme ve ezilen uluslara ulusal-demokratik haklarını kazandırma diye bir programı yoktur. Hayır, bu parti sadece eski statükonun güçlerini yerlerinden oynatıp, o güçlerin en azından belli başlı mevzilerini ele geçirip; iktidara ortak olmak istemektedir. Onun reformculugunun sınırları, iktidar mevzilerinin el degiştirmesi sürecinin sınırları ile belirlenmiştir. Bu partinin; Kürtlerle, Alevilerle ve bazı liberal-sol kesimlerle ittifak arayışı, bu statükonun bazı taşlarının yerinden oynatılmasına yönelik geçici bir yedekleme çabasıdır. Buna ragmen, güdük ve çok tutarlı olmasalar da, baskıyı hafifleten ve özgürlükleri genişleten reformların gerçekleştirilmesine karşı çıkmak dogru degildir. Reformlara karşı çıkmak yerine, bu reformların daha da derinleştirilmesi yönünde tavır almak ve daha köklü dönüşümler için yeni güç odakları yaratmaya çalışmak gerekir.

AKP’nin tutarlı ve gerçek bir demokrasi gücü olmadıgını bilerek, ancak onun gerçeklestirecegi reformlara da engel olmadan; her iki egemen blok karşısında emekçilerin ve ezilenlerin gerçek eşitlik ve özgürlük cephesini oluşturmak gereklidir.

Biz, egemen blokların iktidarı paylaşım mücadelesinde herhangi bir bloktan yana olmamalıyız. Tersine, egemen bloklardan herhangi birinin bu mücadleden güçlenerek çıkmasını önleyecek; ama emekçilerin-ezilenlerin cephesinin bu mücadele sürecinden güçlenerek çıkmasını saglayacak bagımsız bir strateji izlemeliyiz.

12. 12. 2009

www.dersimzaza.com


Anzeige ausblenden? Jetzt kostenlos registrieren!
, Tokat provakasyonu’nun Dersiml ...

Cuvabi
  • Tokat provakasyonu’nun Dersimlilerle hiç bir ilişkisi yoktur! (Akt) (www.dersimzaza.com ‘TOKAT PROVOKASIYONU‘ | 08/02/2010 04:19)


Copyright©: Sitemizde yer alan resim, metin ve her türlü bilginin izinsiz olarak kullanılması ve kopyalanması yasaktır. Aksi halde Bilgisayrinizin sitemize girisi kilitlenecektir (IP-Lock): Telif©: Bê izin kopya kerden u desta gırotena resman, metnan u hırg tewr zanin a kı site da ma dı ca gêna yasaxa.

Informationen zum Datenschutz | ForumRomanum kostenlos: Gruppe, Forum, Blog